Kitaplar ve Makaleler

Makaleler için tıklayın…

KİTAPLAR

Dahi ve Dindar İsaac Newton

Newton tüm zamanların en önemli bilim insanlarından biri olarak bilinir. Oysa Newton’un bilinmeyen bir yönü vardır: Newton, bilimi Tanrı’yı anlamada araç edinen bir din adamıydı. Hem de üçlemeden azizliğe bir sürü geleneksel Hristiyan inancını eleştiren, hayatının önemli bir kısmını teoloji araştırmalarına adamış bir din adamı. Bu kitapta Fizikçi ve Felsefeci Dr. Öğr. Üyesi Enis Doko, Newton’un kaleme aldığı metinler ve bunların analizi ile Newton’un bu saklı kalmış dünyasını açığa çıkarıyor. Newton’un rehberliğinde din ve bilim ilişkisinde heyecan verici bir yolculuğa hazır olun…


Allahsız Ahlak mümkün mü ?

Ünlü felsefeci Kant ahlakın anlamlı olabilmesi için bir Yaratıcı ve Ahiret olması gerektiğini iddia etmiştir. Dolayısı ile Kant ahlaktan hareketle Allah’ın varlığı lehinde ahlak argümanı olarak bilinen delili ortaya atmıştır. Kant’tan sonra bir çok felsefeci bu delili farklı şekillerde geliştirip savunmaya çalışmıştır. Elinizde tuttuğunuz kitap, nesnel ahlaki ilkelerden hareketle Allah’ın varlığını göstermeye çalışan böyle bir delilin çağdaş bir savunma denemesidir. Buradaki savunmaya çalıştığımız iddia ahlaklı olmak için dinin gerektiği, ya da dindarların daha ahlaklı olduğu görüşü değildir. Bizce bu yaklaşımlar yanlıştır. Bu eserdeki temel iddia Allah’ın nesnel ahlaki ilkelerin ontolojik temelini oluşturduğu görüşüdür. 


Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası

“Kuran-bilim ilişkisi” pek çok kişi tarafından merak edilen ve ilgi duyulan bir konu olmuştur. Bu konudaki çalışmalarla –genelde- modern bilimin bulgularıyla Kuran’ın içeriğinin ne kadar uyumlu olduğu sorgulanmaktadır. Bu husustaki yaklaşımlar da önemli olmakla beraber bu kitabın konusu değildir. Burada, “Kuran-bilim ilişkisi” ile ilgili daha önce ele alınmamış bir konu ele alınıyor ve Kuran’ın inşa ettiği zihinsel yapının bilimsel faaliyette bulunmaya ne kadar elverişli olduğu masaya yatırılıyor. Farkında olalım veya olmayalım bilimsel faaliyette bulunurken zihnimizde çeşitli ön kabuller vardır ve bunlar bilimi mümkün kılar. Bu kitapta Kuran’ın sunduğu varlık anlayışının ve içeriğinin bu ön kabulleri nasıl desteklediği gösteriliyor. Bu ön kabullerle bilimsel faaliyette bulunan birçok natüralist-ateist de elbette vardır, fakat Kuran’a inananlar için bilimsel faaliyet sürecinde bunları benimsemenin rasyonel bir temeli vardır. Kitaptaki konu başlıkları: 1) Kuran ve Bilimsel Faaliyetlere Eşlik Eden Ön Kabuller, 2) Evrenin Rasyonel ve Anlaşılır Yapısı Vardır, 3) İnsan Zihni Evren Hakkında Doğru Bilgilere Ulaşabilir, 4) Evrenin Özellikleri Keşfedilebilir, 5) Doğa Yasaları Evrenseldir, 6) Evreni İncelemek Değerlidir, 7) Evren Hakkında Bilgi Elde Etmede Gözlem Önemlidir, 8) Evreni Anlamada Matematik Önemlidir, 9) Kuran ve Bilimsel Faaliyet İçin Motivasyon


Allah, Felsefe ve Bilim

“Allah var mıdır? Allah’ ın varlığı rasyonel olarak temellendirilebilir mi? Allah’ ın sıfatları hakkında ne söyleyebiliriz? Evrendeki muhteşem tasarımlar Allah’ ın eserleri midir? Çokevrenler ile ilgili teoriler Allah’ ın varlığına alternatif olabilir mi? Allah mı yoksa Evren mi ezelidir? Arzularımızdan Allah’ a ulaşmak mümkün mü? Değerlerin Allah ile bir ilgisi var mı? Yaşadığımız evren hakkındaki fiziki bulgular, Allah’ ın varlığına inananların mı ateistlerin mi beklentileriyle daha uyumludur? Neden Evrim Teorisi, zannedilenin aksine, ateizmle bir çatışma içindedir? Bu ve bunlar gibi yaşamsal önemde ve aynı zamanda ilginç
birçok soruya bu kitapta cevap veriliyor.


Metafiziğin Temelleri – Analitik Metafiziğe Giriş

Analitik felsefe bilimsel verilere önem veren, mantığı kullanan ve dil açıklığını ön plana çıkaran çağdaş felsefedeki iki büyük felsefe ekolünden birini ifade eder. 1960’lardan sonra pozitivizmin çökmesi ile analitik metafiziğin rönesansı olarak bilinen yaratıcı ve fikri açıdan zengin bir döneme girildi. Bu zengin entelektüel birikimi felsefe okuyucusu ile paylaşmak isteyen Enis Doko, Türkiye’nin ilk çağdaş analitik metafizik kitabını yazdı: Metafiziğin Temelleri. Doko kitabında, zamanın doğası nedir, özgür irademiz var mı, geçmiş değiştirilebilir mi, matematiksel nesneler var mı, doğduğumuz andan şimdiki halimize gelene kadar bizi aynı kişi yapan şey nedir, gibi güncel soruları ele alıyor.
 


Bilimsel Gizemler ve Yalanlar

Astral seyahatten reenkarnasyona, aura enerjisinden düşünce gücüne, çekim yasasından Kirlian fotoğrafçılığına kadar New Age hareketleri ve temel iddialarını anlatan çok sayıda eser kitapçılardaki kişisel gelişim ve parapsikoloji raflarını doldursa da bu görüşler bilimsel perspektifle ele alınıp değerlendirilmiş midir?
Evrendeki çeşitli gizemli ve ilginç fenomenler, zamanda yolculuk olasılığından gelecekte ortaya çıkabilecek teknolojilere, dünyanın sonunun nasıl gelebileceğinden yapay zekâlara kadar, özellikle bilimsel arenadaki beklentilerle ilgili yapılan çalışmalar ne gibi sonuçlar vermiştir?
Atlantis’ten Bermuda Üçgeni’ne, Mumya’nın lanetinden Göbeklitepe’ye çok sayıda arkeolojik ve tarihsel gizem sözde gizemlerle gerçek gizemleri birbirinden ayırmaya yetecek doneleri bilimsel olarak bizlere sunmuş mudur?
Doğru bildiğimiz yanlışlar nelerdir ve bunlar ne gibi sonuçlara yol açmıştır?
Atalarımız ve bizler yaptığımız hatalarla yüzleşerek gelecek kuşaklara hurafeler yerine saf bilimi mi miras bırakacağız yoksa onlar da doğru bildiğimiz yanlışlarla mı yollarına devam edecek?
 
Bu kitapta tüm bu sorulara cevap niteliğinde onlarca örnek bulacak ve bilginin ışığında eğlenceli bir yolculuğa çıkacaksınız.


Güncel Kelam Tartışmaları

Kuşkusuz kelâm belli bir tarihsel gerçeklik ve zaman dilimine bağlı olarak doğup gelişen beşeri bir disiplin olma özelliği taşımaktadır. Bu bağlamda ilk olarak halifelik, irade hürriyeti, iman-amel münasebeti gibi İslâm tarihine özgü dînî, siyasi ve sosyal problemlere çözüm üretme gayreti ile VIII. yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu ilim; İslâm’ın yayıldığı yerlerde karşılaşılan farklı kültür ve medeniyetlerle etkileşim sonucu oluşan ihtiyaçlara bağlı olarak tarihi süreç içinde konu ve metot yönünden çeşitli dönüşümler geçirmiştir. Özellikle VIII. yüzyılın sonlarından itibaren doğa felsefesi ve bilgi teorisine dair konuların dahil olması, kelâmı derin teorik kökleri olan bir bilim haline getirmiştir. Kelâm ilmi sistematik özelliği sayesinde İslam dininin inanç esaslarını, yaşanan çağın anlam dünyasına uygun bir şekilde temellendirmeyi, rakip din, düşünce sistemleri karşısında savunmayı, İslâm’ın temel esaslarıyla uyuşan özgün bir dünya görüşü ve varlık anlayışı inşa etmeyi başarmışlardır. Esasen bin yıldan beridir İslâm dünyasının yaklaşımında ana ekseni oluşturan Ehl-i Sünnet paradigmasının teşkilinde kelâmcıların meydana getirdiği bu dünya görüşünün etkisi büyüktür.

“Kitaplar ve Makaleler” için bir yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir